DTP’nin kapatılması çözüm değil…

Eylül 15, 2008

Anayasa Mahkemesi önünde DTP eylemi:

Öğle saatlerinde mahkemenin karşısındaki parkta toplanan kadınlar adına konuşan SDP Kadın Koordinasyonu Üyesi Eylem Karabulut, DTP’nin kadınların siyasete katılmasını destekleyen bir parti olduğunu ifade ederek, kapatılmasına karşı olduklarını söyledi.

DTP’nin, barış için mücadele eden kadınların barış taleplerinin Meclis’te karşılık bulduğu tek parti olduğunu savunan Karabulut, “Türk-Kürt çatışması henüz çıkmadı ama halkların kardeşliğine balta vurularak iç savaş çıkarılmak isteniyor” iddiasında bulundu.

Ateş etme konuş, DTP’yi kapatma“, “Ya gerçek demokrasi ya hiç” ve “DTP kapatılmasın, gizli savaş örgütü dağıtılsın” şeklinde pankartlar taşıyan grup, daha sonra dağıldı.

İstanbul’da “Türkiye Barışını Arıyor” mitingi

Eylül 2, 2008

DTP, ÖDP, ESP ve sivil toplum örgütlerince oluşturulan “Barış Meclisi”nce düzenlenen “Türkiye Barış İçin Buluşuyor Kürt Sorununa Demokratik Çözüm Mitingi”, Kadıköy İskele Alanı’nda yapıldı. Diyarbakır ve Adana’da da miting vardı.

 Mitingde konuşan ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras, savaşın daha çok yoksulluk ve gözyaşı demek olduğunu ifade ederek, “Biz meclisi, barışın meclisi yapmaya kararlıyız. Kendi evinde barışı tesis edemeyenler, ne Balkanlar’da ne de Kafkaslar’da barışı sağlayabilir” dedi.

“Dünyada herkes savaşı kazanmak ister, biz ise barışı kazanmak istiyoruz” diye konuştu.

Uras, “DTP’yi kapatmanın barışa kurşun sıkmak olduğunu” ileri sürerek, “Barışın yolu 12 Eylül ile hesaplaşmaktan geçiyor, Ergenekon ile hesaplaşmaktan geçiyor. Ergenekon davası AKP’nin inisiyatifine bırakılamaz. Gelin barışı tecrit etmeyelim. Gelin savaşı tecrit edelim” diye konuştu.

DTP Mardin Milletvekili Emine Ayna ise, “(Bu ülkede Kürt sorunu yoktur, PKK sorunu vardır) diyorlar. PKK sorun değildir. 80 yıldır Türkiye coğrafyasında yaşayan Kürt halkının kimliğinin sorunudur. Kürtler’in kimliğinin tanınmamasıdır. Sorun Kürt sorunudur” dedi.

Mitingde DTP Milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Emine Ayna, katılımcılarla birlikte müzik eşliğinde halay çekti. Mitinge, DTP milletvekilleri Pervin Buldan, Hasip Kaplan, Osman Özçelik ve Sırrı Sakık ile KESK Genel Başkanı Sami Evren de katıldı.

Güvenlik güçlerinin geniş güvenlik önlemleri aldığı miting, türkülerin söylenmesinin ardından sona erdi.

 
Diyarbakır ve Adana’da da miting vardı

Adana’da, kimi sivil toplum örgütleri ve siyasal partiler tarafından 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla “Barış, Demokrasi ve Kardeşlik İçin Elele Yürüyüşü ve Mitingi” düzenlendi.

DTP Van Milletvekili Fatma Kurtulan, DTP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, Adana’nın merkez Seyhan ilçesi Küçükdikili Beldesi Belediye Başkanı Leyla Güven ile eski DEP milletvekili Selim Sadak, katılımcıları selamladı.

Yerel grupların verdiği konserin ardından, katılımcılar dağıldı.

Kaynak: www.cnnturk.com.tr

“Anne neden ismimi kabul etmiyorlar?”

Haziran 20, 2008

Almanya’da yaşayan 7 yaşındaki Welat Dağ ile iki kardeşi ve annesi 15 Haziran’da İstanbul’a geldi. Ancak Atatürk Havaalanı’nda anne ve iki kardeşinin Türkiye’ye girişlerine izin verilirken, Welat Almanya’ya geri gönderildi. Gerekçe ise, Welat isminin yasak olması….

Welat

Olaya tepki gösteren Welat’ın babası Sadrettin Dağ, ‘Hâlâ yalancı, inkarcı ve yasakçılar’ dedi. AKP’nin göstermelik açılımlarının bile uygulanmadığı her gün yeni örneklerle ortaya çıkıyor. Bir yandan TRT’nin Kürtçe yayın yapmasına yönelik hazırlıklar yapılırken öte yandan Welat Dağ isimli 7 yaşındaki çocuğun ülkeye girişine izin vermiyorlar.

Çocuğu elinden zorla alınan Anne Yadigar Dağ, yaşadıklarını ve tepkisini şöyle dile gitirdi: ‘Biz Almanya’da Türkiye Konsolosluğu’na kayıt için gittik. Ancak Konsolosluk bize hakaret etti. ‘W harfini kabul etmeyiz’ dediler. Çok uğraştık ama yapmadılar. Bize ‘cahilsiniz gidin cahilliğinizi çekin. Başta yazmasaydınız’ diyerek hakaret ettiler. 3 çocuğumla birlikte İstanbul Hava limanına geldiğimizde ‘Welat yabancıdır. Onu almayacağız’ dediler. Çocuğumu zorla aldılar benden. Onun alınmaması için görevlilere yalvardım ama dinlemediler. Welat ağlıyordu. Bana ‘Anne ne oluyor neden ismimi kabul etmiyorlar’ diyordu. Onu almaya çalıştım ama vermediler. Almanya’ya geri gönderdiler. Babası Türkiye Konsolosluğu’na gitmiş, durumu anlatmış. Aynı şeyi ona da söylemişler, ‘o ismi kabul etmeyiz’ demişler. Bu insafsızlıktır. Küçük çocuğumu elimden zorla aldılar. Amcam hastaydı, onun için geldik. Ama çocuğum için geri gitmek zorundayım. Bu olay devletin büyük bir ayıbıdır.’

Kaynak: ozgurgundem.net

Kürtçe ye 5 ay hapis cezası…!

Haziran 15, 2008

Urfa DTP İl Başkanı İbrahim Ayhan`a 22 Temmuz seçim çalışmaları esnasında Kürtçe müzik ile seçim propagandası yaptığı gerekçesiyle 5 ay hapis cezası verilmesini Urfalılar olarak şiddetle kınıyoruz.

Tarihinin her döneminde çok kültürlü toplumlara ev sahipliği yapmış olan Urfa`da bugün Süryaniler, Araplar, Kürtler ve Türkler olmak üzere dört farklı kültürden insanlar yaşamakta ve dört farklı dil konuşulmaktadır. Dolayısıyla herkesin kendi dilini kullanıp kendi kültürünü yaşama hakkı vardır.

Müzik bir kültürün zenginliğinin göstergesi olan vazgeçilmez öğelerinden biridir ve eskiden beri insanları birleştirmiş, halklar arasında barışa neden olmuştur. Hangi dilde olursa olsun – müzik aşktır, sevdadır, acıdır, sevgidir. Her insanın bir parcasıdır. Dolayısıyla müzik dinlediği sebebiyle hiçkimse cezalandırılmamalı – hele hele hapise çarptırılmamalı..

Biz Urfa`da Türkçe, Kürtçe ve Arapça dinleyen insanlar olarak Ibrahim Ayhan`a verilen hapis cezasını kınıyor, cezanın acilen geri çekilmesini istiyoruz. CHP`nin de geçen mitinginde Kürtçe şarkılarla propaganda yaptığını hatırlamak isteriz. Onlara karşı hiçbir dava açılmamıştır – o zaman bu ceza da kesinlikle geri çekilmeli.

Urfa DTP’den Çok Dillilik Açıklaması

Haziran 11, 2008
11500 yıllık bir tarihe sahip olan ilimiz birçok uygarlıklara ve medeniyete ev sahipliği yaparak bu günlere gelmiştir. Hiç şüphesiz uygarlığın gelişmesine sebep olan en büyük etkenlerden biri dildir. Dil uygarlığın sembolüdür ve iletişim açısından vazgeçilmez bir nesnedir. Dil, bir insan için neyi ifade ediyorsa, ülke için de aynı şeyleri ifade etmelidir.
 
 
Yerel dillerin kullanılması teşvik edilmesi gerekirken maalesef başta Kürt dili olmak üzere Türkçenin dışındaki diller inkar edilerek Türk ırkçılığı teşvik edilmektedir. 80 yıllık bu inkar politikası ülkeyi kısırlaştırmış özgürlüklerin gelişimine engel olmakla birlikte ekonomik krizlere de neden olmuştur.

Partimiz DTP olarak bizler bu krizleri aşma adına toplumsal barış projeleri geliştirmekteyiz. Bu çerçevede “Çok Dilli Belediyecilik” projesini geliştirerek her şartta uygulamaya çalışıyoruz.
Haziran ayında belediye meclis toplantısında DTP’li meclis üyelerimizin belediye meclisine sunduğu “Çok Dilli Belediyecilik” projesinde, Kürt ve Arap dilerinde hizmet verilmesini ve gelişmesini öneren önergenin AKP’li meclis üyeleri tarafından reddedilmesini talihsiz bir durum olarak görmekle birlikte AKP’lilerin Kürt sorununa bakış açılarını ortaya koyma adına ibretlik bir duruş sergiledikleri ortaya konmuştur.
Bir yandan TRT kanalında tam gün Kürtçe yayına izin verilmesi, Kürtçe kurslarının açılmasına izin vermekle övünen AKP, öte yandan Kürt dilinin gelişimine yönelik önergeleri kaba bir şekilde reddetmesinin AKP’nin nasıl ikiyüzlü politika yaptığının açık bir belgesidir.

Biz DTP olarak diyoruz ki Kürt dilinin gelişmesi, anadilde eğitim gibi talepler bölücü değil tam aksine bütünleştirici ve Türk ve Kürt halkının kardeşliğini belgeleyen adımlardır.
 

Şanlıurfa DTP il örgütü

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.